Cinsiyete göre saç dökülmesi nedenleri nelerdir?

Erkeklerde Saç Dökülmesi Nasıl Olmaktadır?

Erkeklerin saçlarının dökülmesi olgusu, yani genellikle erkek tarzı kellik denilen şey, genetik olarak saç dökülmesine yatkınlığı olan bireylerde ortaya çıkan ve özel olarak erkeklik hormonu denilen şeyler ile ilişkilendirilen bir meseledir. Bu, ortalama olarak 80 yaşına kadar yaşayan erkeklerin yaklaşık % 80’inde görülen bir durumdur.

Problemin ortaya çıkmasında yani patogenezinde 3 ayrı faktörün rol aldığı biliniyor:

(1) Genetik (kalıtımsal) nedenler,

(2) çevresel nedenler (sigara içicisi olmak, uygun olmayan diyet uygulamaları, stresli ve hareketsiz yaşam biçimleri), ve

(3) yapısal nedenler (örneğin hormonal dengesizlik). Kalıtımsal açıdan yani genetik olarak, birtakım mikroRNA’ların üretiminin fazlalaşmasının, erkek tarzı kelleşme patogenezinde rol oynayabileceği teorik ve pratik olarak ortaya konmuştur.

Bunun dışında da yine saç folikülünde oluşması muhtemel kronik tarzdaki inflamasyonun da erkek tarzı kelleşme patogenezinin oluşmasına neden olduğu bilinmektedir. Erkeklik hormonları saç köklerimizde bulunan ve adına “dermal papilla” denilen hücrelerin üzerinde etkili olmaktadır. Yapılan araştırmalarda görülen şey, kelleşme yaşayan erkeklerin dermal papilla hücrelerinin normalde olduğundan daha fazla miktarda erkeklik hormonu reseptörü içerdiğidir. Bu durumda oluşan durum, saç derinizde bulunan ve kalıtımsal olarak duyarlı olduğu bilinen dermal papillar hücrelerinin erkeklik hormonlarınız tarafından uyarılması ve bu yüzden de saçlarınızın dökülmesidir. Aslında burada bir paradoks mevcuttur çünkü bu hormonların daha çok saçların gelişmesini ve dolgunluğunu uyarması beklenirken tam tersine bu hormonlar erkeklerde saç dökülmesine neden olmaktadır ki bunun nedeni de konu üstünde çalışan uzmanlar tarafından tam olarak anlaşılamamıştır. Erkeklerin boyunlarındaki ve alınlarındaki kaslar sürekli bir biçimde aktif oldukları zaman,  saçlı deriye doğru giden kan akımında belirgin bir azalma ortaya çıkmaktadır. Kan akımının azalması sonucu oksijen seviyeleri de azalmaktadır ve bu yüzden de erkeklik hormonları daha aktif bir biçimde çalışmakadır. Bu hormonların aktif bir biçimde çalışmasının saç dökülmesine neden olduğu bilinmektedir. Hormonal artışın dışında, sigara içtiğiniz zaman da saçlarınızda dökülmeler görülebilir çünkü sigaranın içinde bulunan nikotin maddesi kanınızdaki karbonmonoksit miktarını arttırmaktadır. Bu artan karbonmonoksit oranı da damalarınızda daralmaya neden olmakta ve bu yüzden de saçlarınız dökülmektedir. Stresli yaşam tarzlarına sahip erkeklerde de saç dökülmelerine rastlanmaktadır. Çünkü böylesi durumlarda “p maddesi” dediğimiz şey artış göstermekte ve bu durum da saçlarınızın katajen faza girmesine neden olmaktadır. Stres yüzünden ortaya çıkan saç dökülmesi tiplerine örnek olarak “alopecia areata, “telogen effluvium” ve de “trichotillomania” verilebilir. Bir başka saç dökülmesi nedeni de uygun olmayan biçimlerde yapılan diyetlerdir. Örneğin uygunsuz bir şekilde uygulanan bir diyet işleminde, A vitamini (derinizdeki sebum üretimini arttırıcı etkide bulunan kuvvetli yapıda bir antioksidandır), E vitamini (vücudunuzdaki dermal kan dolaşımı oranını arttıran ve güçlü yapıda bulunan bir antioksidandır), biotin8 (keratin üretimini arttırmaktadır), inositol (hücrelerinizde etkindir), niacin (saçlı derideki kan dolaşımını arttırıcı özelliktedir) tarzı vitaminler ve bunların yanında aminoasitlerin ve gerekli minerallerin alınmaması saç dökülmesi ile karşılaşmanıza neden olabilir. Bu tarz bir saç dökülmesi vakasında, büyük yapıdaki terminal saç folikülleriniz gidereke ilerleyen bir küçülmeyle birlikte çok ince yapılı kıllara dönüşmektedir. Aslında saç tellerinizin bu tarz bir incelme yaşaması yalnızca anajen siklısların artan bir biçimde kısalması üzerinden açıklanamaz. Bunun nedeni ise, anajen siklusların çok uzun bir zaman aralığında bu işi yapabilecek olmasıdır.

Saçlarımız kafamızın üstündeki deride foliküler üniteler biçiminde yaşamaktadırlar. Saçın merkezinde bulunan primer saç folükülleriniz, aslında daha küçük çaptaki ve çevrede bulunan sekonder saç folikülleriniz ile etrafı çevirilmiş bir tarzda bulunmaktadır. Her bir saç foliküler ünitesi, merkezde bulunan saç foliküllerinin etrafını çeviren ve sekonder saç foliküllerinde de farklı düzeylerde çevrelenen “erektör pili” denilen şey tarafından kuvvetlendirilmektedir. Erkek tarzı bir kellik durumunda olan şey, saç deride bulunan duyarlı nitelikteki saç foliküllerinin değişik ve yenilenebilir bir tarzda minyatürasyona uğratılmasıdır. Bu durum bayanlarda ve erkeklerde farklı paternler biçiminde gözlenmektedir. Örneğin erkek tipi kelliğe yakalanmış bayanlar, daha çok foliküler ünite miktarının azalmasından ziyade foliküler ünitenin bünseyinde bulunan saç teli sayısının azalması sorunu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Saç dökülmesi üzerinde etkisi olduğu düşünülen ama günümüzde henüz tam olarak aydınlatılamamış durumlar da mevcuttur. Hücrelerin artışını fazlalaştıran sinirlerin büyümesi faktörü (kısaca NGF) ve hücre migrasyonu dediğimiz durum örnek olarak verilebilir. Ayırca, anjigenez ve thmosin beta 4 (yaraların iyileşmesi üzerinde oldukça etkilidir) gibi molekküllerin saç dökülmesine ya da saçların büyümesine nasıl etkide bulundukları tam olarak bilinmemektedir. Bu tarz saç dökülmeleri kişilerin hayat kalitelerini olumsuz bir şekilde etkilemektedir ve doğrudan toplumsal yaşam ile ilgili problemler doğurmaktadır. Hastaların önünde iki yol vardır: ya durumu kabullenirler ya da yapılabilecek tedavileri araştırırlar. Eğer bir hasta başına gelen bu sıkıntıyı içselleştirmişse, yapılabilecek herhangi bir tedavi işlemine yönelmeyi çok fazla aklına getirmemektedir.

Kadınlarda Saç Dökülmesi Nasıl Olmaktadır?

Kadınlar saçların dökülmesi durumunun genelde sadece erkeklerde görüldüğünü düşünmektedirler. Ancak durum neredeyse bunun tam tersidir. Saç dökülmesi vakaları kadınlar arasında da oldukça fazla görülmektedir. Yaklaşık olarak 10 adet kadından en az 1 tanesinde saç dökülmesi vakası oluşmaktadır. Erkeklerde görülen saç dökülmelerinde foliküler ünitelerin azalması durumu ile karşılaşılırken, kadınlarda ise foliküler ünite sayısında herhangi bir değişiklik olmaz. Bayanlarda erkeklerden farklı olarak foliküler ünitelerin bünyelerinde barındırdığı saç miktarında bir azalma meydana gelmektedir. Saç çizgisi erkeklerde geriye çekilirken kadınlarda geriye çekilme mevzu bahis olmaz. Bayanlarda daha çok saç tellerinin giderek inceldiğini ve seyreldiğini gözlemlemek mümkündür. Kadınların saçlarının dökülmesi, erkeklerde saç dökülmesine neden olan birçok faktör olmasına rağmen, çoğu zaman kalıtımsal (genetik) özellikler ile alakalı bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Bundan başka, kadınların saçlarının dökülmesinin en önemli nedenlerinden bazıları arasında muhtelif vitaminlerin ve minerallerin yeterince alınmaması, uygun tarzda yapılmayan diyetler, hormonal dengesizlik durumları, bağışıklık sistemi ile alakalı bazı hastalıkları ve ayrıca bir takım cilt hastalıkları sayılabilir. (15)

 

Kadınlarda Görülen Saç Dökülmesinin Nedenleri Tam Olarak Nelerdir?

Kadınların en baskın hormonu olan östrojen genellikle saç dökülmesi tehdidine karşı saçları korumaktadır. Kadınlarda ortaya çıkan erkek tarzı saç dökülmesi durumu, “polikistik over” ve böbrek üstü bezlerinin salgıladığı erkeklik hormonlarının dengesizliğinden kaynaklanmaktadır. Ancak kadınlarda illaki bir hormonal bozukluk aramak gerekmez. Çoğu durumda kadınlarda saç dökülemsi kalıtımsal özelliklere bağlı olarak oluşmaktadır. Erkeklik hormonlarındaki normal olmayan bir artma ortaya çıkarsa, aşırı kıllanma durumu ve adet düzensizliklerinin eklenmesiyle birlikte saç dökülmesi süreci hızlanabilir. Yine genetik yatkınlık ile alakalı olarak, menapozdan sonra kadınların östrojen hormonunun azlaması sebebiyle, saç dökülmesi vakasına rastlamak mümkün olabilir. Genel olarak psikolojik sorunlar başlığı altında değerlendirilen rahatsızlıklardan olan “blumia” ve “anorexia nevroza” neredeyse sadece genç bayanlar arasında yaygındır. Bu hastalıklar aşırı kilo kaybına neden olmaktadırlar. Bu yüzden bayanların saçlarının anajen evreden katajen evreye geçmesi gerekirken, katajen evreyi atyalıp direk telojen evreye geçmeleri sonucu doğmaktadır. Bu sebeple kadınların saçları birden bire ve yoğun olarak dökülmeye başlar. Ayrıca bu hastalığa yakalanmış bayanlarda kalori ve protein bakımından olduğu kadar mineral bakımından da eksikliklere rastlanabilmektedir. Bu hastalarda ortaya çıkan saç dökülmesi “telogen efluvium” biçiminde olmaktadır. Bütün bağışıkşık sistemlerini derinlemesine etkileyen bu tarz çok ilerlediği durumlarda ölümlere bile neden olabilmektedir. Ancak bu tarz rahatsızlıklar yüzünden oluşan saç dökülmeleri ancak bu problemlerin ortadan kalkması ile çözülebilir. “Telojen efluvium” denilen durumda ani bir biçimde saçlarınız dökülecektir. Bu durum, anorexia nevroza ya da blumia nevroza rahatsızlıklarının yanı sıra ateşli rahatsızlıklar, aşırı stresli bir yaşam, cerrahi travmalar ve doğum sonrası komplikasyonlar ile birlikte de ortaya çıkabilir. Bu tarz saç dökülmesinin kendisi genelde ilk nedenin son bulması üzerine kesilmektedir. Orta yaşlı bayanlar eğer regl dönemlerini uzun ve yoğun bir biçimde yaşıyorlarsa, serum demirinin azalması durumu ortaya çıkacaktır ki bu kansızlık, çabuk yorulmak ve halsizlik benzeri rahatsızlıklar ile birleşerek saçların dökülmesine neden olacaktır. Ayrıca bayanlarda geçici saç dökülmesine yol açan hastalıklar da vardır. Örneğin, alopecia areata böyle bir hastalıktır. Kalıtımsal olarak aileden geçmektedir ve bir savunma sistemi hastalığı olduğu bilinmektedir. Saçlı derinizde küçük küçük bölgelerde saç dökülmeleri görülmektedir. Ancak bu durum geçicidir ve dökülen saçlarınız 6 – 12 ay arası bir zaman diliminde tekrardan geri çıkarlar. Bayanlarda saçlara yapılan fiziksel travmaların da saç dökülmesine neden olduğu bilinmektedir. Saçların devamlı olarak çekilmesi gibi bir patoloji olan bu hastalıkta, ilerleyen zaman dilimlerinde saçların çekildiği alanlarda saçların çıkmaması ihtimali yani saçlarda seyreklik durumu ortaya çıkabilmektedir. Bu tür vakaların önüne geçilebilmesinin tek yolu, hastaların etkin bir biçimde eğitilmeleridir. Saçlara zarar verdiği açıkça belli olan travmaların hasta tarafından bırakılması için bu durumun hastaya anlatılması ve bu sayede de hastalığın engellenmesi gerekmektedir. Triod hastası olan bayan hastalarda da saç dökülmesi görülebilmektedir çünkü bu durumda saçların katajen evresi fazlasıyla uzamaktadır. Tüm bunların dışında, saç dökülmesine neden olan nedenler arasında kronik alkol tüketimi, şeker hastalığı, karaciğer rahatsızlıkları ve sigara tiryakiliği sayılabilir.

Bir Cevap Yazın