Dolgu malzemeleri hakkında merak edilenler

DOLGU MALZELEMELERİ

Deri temel olarak dermis ve epidermis olarak iki katmandan oluşmaktadır. Dermiste en bol bulunan yapı kollajendir. Kollojen insan derisine kuvvet ve elastiklik kazandıran en önemli yapıldır.  Yaşlanma ve güneşe maruz kalmaya bağlı zamanla kollajen yapıda kayıplar oluşmaktadır. Buna bağlı olarakta cildin dayanıklılık ve esnekliğide azalmaktadır. Azalan kollojen miktarına bağlı olarak ciltte rosacea denilen kızarıklık hali oluşmaktadır. Damarların etrafındaki kollojen yapısının azalmasına bağlı olarak damarlar genişlemekte ve cillte kırmızı bir görünüm oluşmaktadır. Cildin kollojen içeriğinin kaybını azaltmak için birçok krem ve oral ilaçlar geliştirilmiştir. Cilt kollojeninin arttırlması için birçok yöntem geliştirilmiştir. Dermabrazyon, IPL (intense pulsed light), karbondioksit lazer, dermaroller, mikroiğneleme gibi yöntemlerin temel amacı cildin kollojen içeriğini arttırarak cildin yaşlanmasının önlenmesi ve yenilenmesini sağlamaya çalışmaktadır.

Yetişkin bir insanın derisinindeki  kollojenin 80%- 85%’ini Tip 1 Kollojen oluşturmaktadır, dernisin diğer kısmının tip 3 kollojen olurşturmaktadır. Tip 3 kollojen yaklaşık olarak dermiş kollojenini %10-%15’ini oluşturmaktadır. Her iki kollojen tipide fibroblast denilen hücrelerden a-procollagens olarak salgılanırlar. Yani kollojenin kaynağı fibroblastlardır.

Anne karnında tip 3 kollojen insan kollojeninin tamamına yakınını içermektedir bu nedenle fetal kollojen olarakta adlandırılır. Yaşla birlikte ciltteki kollojen içeriği değişmektedir, ergenlikte çağlarına doğru tip kollojen miktarı oranı tip 3 kollojen miktarından fazla hale gelmektedir. Yaşlanma ile beraber ciltteki incelme kırışıklıkların oluşmasına sebep olmaktadır. Yaşlanan fibroblastlarda kolojen üretimide azalmaktadır. Azalan kollojen içeriğine bağlı olarak dermişte %20 lik bir incelme gölenmektedir. Kolojenin düzensiz olarak dizilmesine ve azalmasına bağlı olarakta dernin en üst tabakası olan epidermistede kırışıklık, incelme meydana gelmektedir. Yani cilt travmalara karşı dayanıklılığı kaybetmektedir. Dokularda bulunan kollojenaz ve metalloproteazlar kollojeni yıkarak miktarının azalmasına sebep olmaktadır. Bilimsel çalışmalarda özellikle güneş ışıklarının kollojenaz ve metalloproteazlar seviyesini arttırdığını buna bağlı olarakta kollojeni yıkıldığını göstermiştir.

DOLGU MALZEMELERİ- Hyaluronik asit (HA)

Hyaluronik asit (HA) birçok şeker molekülünden oluşan ve tüm organizmalarda bulunan doal bir maddedir. Hyaluronik asit (HA) özellikler çok miktarda sıvı emme özelliğine sahip olmasından dolayı cilde dayanıklılık sağlar yine bu özelliğinden dolayı kayganlık sağlayıcı bir etkiside vardır. Lubrikan yani kayganlık sağlayıcı etkisinden dolayı ilk olarak eklem içi ve göz içi uygulamalarda kullanılmaya başlanmıştır.

Hyaluronik asit doku içerisine uygulandıktan sonra etkisini kısa sürede kaybetmektedir, bunun önüne geçilmesi için çapraz bağ ile birbirine bağlanan formları üretilmiştir. Böylelikle uygulama sonrasında kaybolmuş olan cilt kalınlığının sağlanması, cilt elastisitesinin(Esneklik) arttırılmasını sağlamaktadır.

Hyaluronik asit uygulamasının avantajları

Öğrenmek ve uygulamak teknik olarak kolaydır
Komplikasyon oranı düşüktür
Birçok kullanım alanı mevcuttur
Etkisinin hemen görülmesi
Diğer tedaviler ile beraber uygulanabilmesi

Saklama kolaylığı
İstenmeyen etki olduğunda hyalüronidaz ile yıkılabilmesi (Hyalüronidaz, bu tarz dolguları eriten bir ilaçtır.)
Aralıklı olarak tekrarlanabilmesi

Botox ile beraber uygulanabilme kolaylığı

Bilinen bir toksik etkisinin olmaması

Hyaluronik asit (HA) 2003 yılına yeni formilasyonu ile ilk defa kanadada onay alarak yüz ve yanak dolgusunda kullanımı için onay almıştır. Restylane ve Hylaform bu konuda ilk onay alan hyaluronik asit içeren maddelerdir. Bunu takip eden yıllarda Amerika’da Restylane, Captique and Hylaform gibi formlarıda FDA onarı alarak piyasaya sunulmuştur.

Hyaluronik asit (HA) en ideal dolgu malzemelerinden biridir. Hayvansal proteinler içermez. Hylaform haricindeki rekombinant bakteriyel teknoloji ile üretilmektedirler. Ömürlerinin uzun olması ve istenmeyen etkiler gözlendiğinde Hyalüronidaz enzimi ile dokudan uzaklaştırılması ile son yıllarda cazip hale gelmiştir.

Hyaluronik asit (HA) kullanım alanları

  1. Kaş üzerini doldurmak ve ameliyatsız kaş kaldırmak için
  2. Göz kapağı çevresindeki boşlukları doldurma için
  3. Kaş dış ve iç kenarını kaldırmak için
  4. Üst göz kapağı ile kaş arasındaki hacim kaybını kapatmak için
  5. Çene ucundaki çukurları düzeltmek için
  6. Yanak büyütme,  çene büyütme
  7. Burun ucu, burun sırtı ve burun kökü gibi yerlerdeki düzensizlikler onarmak için
  8. Çökük sivilce izlerini düzeltme için
  9. Dudak büyütme ve şekillendirme
  10. Ağız köşesini yükseltme için
  11. Ellerin Gençleştirme
  12. Kulak memesi genişleme,
  13. Meme büyütme, çökük meme bağı için
  14. Cinsel bölge uygulamaları, gömük klitoris, vajen dudakları büyütme

Bir Cevap Yazın