FUT VE FUE teknikleri arasında ne gibi farklılıklar vardır?

FUT VE FUE teknikleri arasında ne gibi farklılıklar vardır?

Aslında kabaca söylemek gerekirse, bu iki teknik arasında sadece tek bir fark mevcuttur. Bu fark, köklerin nasıl alındığı ile alakalıdır. Bunun dışında, iki yöntem, uygulama şekli olarak birbirinin benzeridir. FUE tekniği söz konusu olduğu zaman, saç kökleriniz sadece 1’li ve 2’li saç tellerinizi içeren gruplar biçiminde alınmaktadır. FUT tekniğinde olan biten şey ise, saç köklerinizin gruplar halinde değil de topluca bir şekilde alınmasıdır. Daha sonra uzman cerrahınız ve ekibi, bu saç köklerini diledikleri gibi 1’li ve 2’li gruplar haline getireceklerdir. FUT tekniğinin küçük de olsa bir dezavantajı vardır ki bu da saçlarınızın toplu bir halde alınmasına dayandığı için ensenizde küçük bir çapta iz kalması durumudur. Her hastada iz kalması mümkün değildir. Sadece, benzer estetik dikişler herkese aynı şekilde atılsa bile, dokularımızın beslenme yapısı farklı olduğu için, bazı hastalarda iz kalma ihtimali diğer hastalara göre oldukça fazladır. FUE tekniği kullanılarak yapılan işlemlerde ise ensenizde hiçbir iz kalması ihtimali oluşmamaktadır. FUT ve FUE teknikleri, ekim aşamasında hiçbir şekilde ekim yapılan bölgede iz bırakmazlar. Ve yine iki teknikten de, ekim işlemi yapıldıktan sonra çıkan saçlar ile orjinal saçlarınız arasında hiçbir fark yoktur. Kısacası, her iki teknik için, ekim ve anestezi işlemlerinin aynı prosedürler çerçevesinde yapıldığını söylemek mümkündür.

Saç Ekimi Operasyonları İçin İki Farklı Yöntem: FUT ve FUE

İlk önce FUT yönteminden bahsetmek istiyoruz. Bu yöntemin birkaç dezavantajı olduğunu söylemek mümkündür. Verici bölgeden saçlarınız alınırken, şerit boyunca oluşması muhtemel bir iz kalması bu yöntemin göze en çok batan dezavantajı olarak görünmektedir. Saç köklerinin (folikül) zarar görme ihtimali de bulunmaktadır. Alınan saç köklerinin zarar görmesi saç nakli işlemini sakatlayabilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, saç greftleri zarar gördüğü zaman çıkarılma oranları da düşük bir seyir izlemektedir. Saç kökleri belirli bir şerit boyunca alındığu için boşalan bölge defekti sütürler yardımıyla tedavi edilmektedir. Bundan sonra da başka başka komplikasyonların ortaya çıkması ihtimali mevcuttur. Örneğin erken dönemde, sütür seperasyonundan tutun enfeksiyona kadar oradan hematom ve nekroza kadar birden fazla komplikasyon oluşmaktadır. Ve yine geç dönemde ise, skarın genişlemesinden tutun da folikülite ve oradan da uyuşmaya kadar birçok komplikasyon ortaya çıkabilir. Saç greftlerinin teknisyenler tarafından hazırlanması, saçlarınızın normal deri üzerinde olağan görünümüne kavuşması önünde engel oluşturabilir. Bu yüzden bu greftlerin hazırlanması uzman doktor ve ekibine bırakılmalıdır. Bir seans boyunca ekilmesi planlanan greft sayısı kesinlikle sınırlıdır. Ve bu sınırı aşmanın belli bir takım dezavantajları vardır. Daha fazla greft elde eltmek için daha uzun bir şerit boyunca saç köklerinin alınması gerekir ki böyle bir durumda skar oldukça genişleyecektir. Bunun tersine minigrentler kullanılarak daha az sayıda saç telinin alınması işlemi gerçekleştirilirse, bu işlem sonucu çıkacak olan saçlar olağan normal görüntüsünün dışında bir görünüme girebilir. Saç tellerinin saçlı deriden foliküler üniteler halinde çıkarılması en sağlıklı yoldur.

FUE yönteminin sizin için birçok avantajı bulunmaktadır.

(1) Bu yöntemle saç ekimi yaptırırsanız, donor bölgesinde lineer skar meydana gelmesi ihtimali ortadan kaldırılmış olacaktır.

(2) Ayrıca donor alanda meydana gelebilecek komplikasyonlar da yine bu sayede yok edilmiş olacaktır.

(3) FUE yönteminde, donor alanda oluşması muhtemel yaraların herhangi bir defekt oluşmadan atlatılması mümkündür. Bu sayede sütürasyon uygulamasına da gerek kalmayacaktır ve bu işlem çok kısa bir sürenizi alacaktır.

(4) FUE tekniği, bir seans süresince, diğer yöntemlere göre çok daha fazla sayıda greftin transplantasyonu için olanak sağlar.

(5) Ve son olarak, FUE işlemi ile elde edilmiş olan greftlerin, saçlı derinizde durduğu şekle benzer şekillerde transplante edilmesi mümkün hale gelmektedir.

Bir Cevap Yazın