Ekim planlaması

 

Saç Ekimi Yapılacak Bölge Nasıl Planlanır?

Saç ekimi yapılması planlanan bölgenin pratik açıdan 3 bölgeye ayrılması uygun görünmektedir: Ön bölge, orta bölge ve arka bölge. Ön bölge, tam olarak, saç çizginiz ve onun arkasında bulunan 4 ya da 5 cm’lik bölgeyi içine almaktadır. Orta bölge ise, basitçe, ön bölgenin hemen arkasında yer etmiş bölgeye verilen isimdir. Ve son olarak, arka bölgeden bahsetmek gerekirse, bu kısım orta bölgenin arkasında kalan ve taç bölgesi de denilen kısım olarak tanımlanabilir. İlk elden şunu söylemeliyiz: Bu üç farklı alana aynı saç ekim işlemleri yapmak pek mümkün değildir. Bu yüzden de, farklı farklı bölgeler için değişik tarzda saç ekim pratikleri geliştirilmiştir. Örneğin, bir hastanın saç ekim işlemi yapılacaksa, ilk önce bu hastanın saçının dökülme paternine bakılacaktır ve yukarıda saydığımız 3 farklı bölgeden ya birini ya da ikisine ekim işlemi yapılacaktır. Eğer bütün bölgelere işlem yapılması gerekiyorsa, son işlem yapılan bölgeye ek operasyonların da yapılması gereklidir. Bütün bunlara karar verildikten sonra, saç ekimi yapılması planlanan bölgenin cm kare cinsinden belirlenmesi gerekmektedir. Bundan sonra ise, bu alanın sayısal değerine göre, ekilmesi planlanan greft sayısının miktarı hesaplanmalıdır. Bu ikisi arasında en uygun dengenin sağlanması, ameliyatın başarısını etkileyecek en önemli değişken olarak durmaktadır. Uygulamalar esnasında ortaya çıkan bulgulara göre konuşmak gerekirse, diyelim ki 160 cm karelik bir alana 4000 greft ekilmişse, cm kare başına yaklaşık olarak 25 greftlik yani ortalama olarak 50 tane saç teli düşmektedir. Eğer 80 cm karelik bir alan bu işlem uygulansaydı, bu sefer cm kare başına 50 greftlik bir miktar yani 100 adet saç teli düşecekti. Burada söylenmesi gereken en önemli şey, saç tellerinin alınırken hiçbir biçimde zarar görmemesi gerektiğidir. Bir başka deyişle, saç telleri mikrogrefte dönüştürülmemeli ve sağlıklı bir biçimde alınmalıdır. Hasarsız ve doğal görünümlü foliküler ünitelerin elde edilmesi saçınızın doğal görüntüsüne kavuşması açısından en önemli unsur olarak gözümüze çarpmaktadır. Saçlarımızın saçımızın çıktığı deri üzerinde tek kökler halinde ayrı ayrı yaşamazlar. Bir başka deyişle, saçlı deride çıkan saçlarınız gruplar halinde yaşamaya devam ederler. Bir foliküler ünite 1’li veya 2’li ya da 3’lü veya 4’lü saç telinin yanı sıra, ter bezi ve erektör pili kası gibi iki yapıyı da bünyesinde nbarındırmaktadır. FUE yöntemi ise, yukarıda saydığımız özelliklere sahip foliküler ünitelerin hasarsız bir şekilde, çıktıkları kökte izole edilmesi ve bu sayede ilk önce foliküler ünite greftleri biçiminde yapılandırılmasını ve en sonu da bu saç greftlerinin başarılı bir şekilde toplanmasını hedeflemektedir. Bu arada, foliküler ünitelerin taşıdıkları saç teli sayısı, ünitenin yapısına ve hangi kişinin saç tellerinden oluşturulduğuna bağlı olarak farklılık gösterecektir. Şöyle örnek verelim: Bir hastanın foliküler ünitelerinin dağılımı % 10 bir köklü, % 15 iki köklü, % 50 üç köklü ve % 25 dört köklü iken, başka bir hastada bu oranlar %15 bir köklü, % 25 iki köklü, % 35 üç köklü ve % 25 dört köklü olabilir. Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz: Sizden alınan saç greftlerinin hiçbir şekilde mikrogreftlere dönüştürülmemiş olması gerekmektedir. Bu saç foliküllerine zarar verildiği anlamına gelir ve sonuçta ekim işleminde kullanılacak saç tellerinin sayıca azalmasına neden olur. (37)

Bir kişi size saç ekim işleminizi yaptırdıktan sora karşıdan ya da tan taraftan baktığında, saç çizgisi seviyenizin durumu saç ekimi işleminin doğal görünüme yaklaşması durumunu derinden etkilemektedir. Bu bağlam ortaya çıkan en belirgin komplikasyon, saç çizginizin normal görüntüsünden daha ön tarafta görünmesidir. Saç çizginizin çok fazla ön tarafa doğru  gelmemelidir. Bunun tersine, yine saç çizginizin çok gerilerde de kalmaması gerekmektedir. Uzman doktorunuzun doğrusal ve sivri hatlardan uzak durması gerekmektedir. Çizimin planlamasında ve çizimin yapılmasında esas olarak alın yapısı merkeze alınmalıdır. Çizim ise, bu alın merkezinden letarele doğru giden hafif bir tilt biçiminde oluşturulmalıdır. İşaretleme yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gereken şey, karşıdan ya da yan taraftan bakıldığında doğal saç görünümünün sağlanıp sağlanmadığıdır. Bu oldukça önemlidir çünkü hastanın yeni saç görünümünü beğenmesi ameliyatın temel hedefidir. Aynada yeni saç biçimi hastaya gösterilirken, operasyon ile ilgili yapılması planlanan ayrıntılar da hastaya anlatılmalıdır. Burada en önemli görüntü, saçsız olan alın bölgesi ile saçlı derinin başladığı ilk basamak arasında bulunan saç çizgisinin durumudur. Buradaki işlemler oldukça yumuşak bir biçimde yapılmalıdır çünkü iz oluşma ihtimali buralarda oldukça fazladır. Bir başka deyişle uzman doktorun eli “hafif” olmalıdır. İlk sıra oluşturulurken, tekli ve ince yapılı olan saç tellerinden oluşan greftlerin nakledilmesi gerekmektedir. Bir başka gereklilik de, ekim işlemi sırasında bütün bölgelerin (ön, orta ve arka) açılarının 3 boyutlu bir düzleme göre düzenlenmesi durumudur. (19)

Bir Cevap Yazın